• DERGİ
  • SİNEMA
  • GEZİ
  • BİYOGRAFİ
  • ANALİZ
  • TARİH
YAZARLARIMIZ
necdet meşe
necdet meşe
KİRLİ STK′LAR - II
osman koca
osman koca
BAYRAMİYE
fehmi yakut
fehmi yakut
DİYALOG ZEHİRLENMESİ
kaniye ayer
kaniye ayer
KENDİNE İNANMALI, BAKUGAN’INA GÜVENMELİSİN!
cengiz cantürk
cengiz cantürk
İDRİS-İ BİTLİSİ
abit yaşaroğlu
abit yaşaroğlu
SİYONİZM VE GEMİLER
hamit hatipoğlu
hamit hatipoğlu
KATSAYI KARARINA DAİR
hüseyin kerim ece
hüseyin kerim ece
SÜKUTUN DİLİ
mehmet horasan
mehmet horasan
CUMA GÜNLERİ İMAMLARA ÖZGÜRLÜK
alim daşpınar
alim daşpınar
GIDA SAVAŞI - II
metin ünlü
metin ünlü
GÜLÜMSÜYORUM
GENÇ KALEMLER
tuğba sevim
HADİ AĞLA BİRAZ
tuğba sevimesma pınar kavalcı  kübra şenalaynur malkoç hilal yılmaz kübra kuruner neslihan arviş
ALINTI YAZILAR
hüseyin akın
Zor zamanda konuşmak
Bookmark and Share Bu yazi 84 defa okunmustur.

Beşir’in Darfur açılımı / İbrahim Tığlı
25.02.2010 / Dünya Bülteni
Sudan devlet başkanı El Beşir, ülkede yeni bir açılım gerçekleştirerek Darfur′daki taraflarla aynı masada buluştu.

Sudan hükümeti bugünlerde kendinden emin adımlarla hareket ederek tarihinin en önemli kararlarından birine imza atıyor. Önce yıllardır dış düşman addettiği Çad’la bir araya gelerek Beşir ile İdris Deby arasında taraflar arasındaki husumeti sona erdirecek nihai antlaşmalar gerçekleştirdi. İki ülke arasında turizmden ulaşıma güvenlikten karşılıklı ilişiklerin geliştirilmesine yönelik 15 antlaşma imzalandı. İki ülke arasında demiryolu hattının kurularak Kızıldeniz ile Atlas okyanusu arasında ulaşımın sağlanmasını yönelik antlaşma, şimdiden Afrika ülkelerini heyecanlandırmaya başladı.

Beşir daha da ileri giderek Darfur’un en büyük isyancı grubu olan Eşitlik ve Adalet hareketi ile masaya oturarak Darfur krizini sona erdirecek bir çözüm arayışına girdi. Katar’ın başkenti Doha’da yapılan barışı tesisi edecek seronomiye Beşir’in yanı sıra Çad Devlet Başkanı İdris Deby, Eritre Devlet Başkanı Minni Minnavi ve Katar Emiri Şeyh Hamad bin Halife’de eşlik etti.

Darfur sorunun Çad, Eritre ve Sudan hükümeti arasında çözülmek istenmesi stratejik olarak doğru bir karardır. Daha önce Abuja ve Nairobi’de yapılan taraflar arasında yapılan görüşmelerde antlaşma zemininin olmamasının nedeni, soruna müdahil devletlerin inisiyatifinin göz ardı edilmesiydi. Adalet ve Eşitlik Hareketi’ne en önemli desteğin Eritre ve Çad hükümetlerinden gelmesi yapılan antlaşmalarının yürürlüğe girmesini zorlaştırmaktaydı.

Beşir’in 2008 Mayısında Hartum’a saldırı düzenleyen Adalet ve Eşitlik Hareketinin(JEM) idam cezasına çaptırılmış 57 militanını serbest bırakması, sorunun çözümü açısından önemli bir jesttir. Bu jeste karşılık isyancıların lideri Halil İbrahim’in hükümete karşı saldırılarını durduracaklarını açıklaması ve diğer isyancı grupları barış için katkıda bulunmalarını istemeleri manidardır.

JEM’in bağımsızlıktan vazgeçerek Darfur’da siyasi bir hareket olarak devam edeceğinin antlaşmada belirtilmesi, sorunun askeri ve güvenlik odaklı çözümden siyasi çözüm arayışına kaydığını, her iki tarafında barışın gerçekleştirilmesi hususunda samimi olduklarını gösteriyor. Eğer JEM siyasi bir parti olarak yoluna devam ederse Darfur yönetimini bir süre sonra tamamen üstlenebilecek ve bölgenin kalkınması, istikrarın sağlanması, güvenliğin oluşturulmasına yönelik Hartum yönetimini yapmamakla eleştirdiği fırsatları yakalamış olacaktır.

Eski güney Afrika Devlet Başkanı  Thabo Mbeki ve Afrika Birliği adına Darfur sorununun çözümünde arabulucu olan Cibril Bassole’nin görüşmelerden memnunluk duyduklarını açıklamaları ve diğer isyancı gruplarında bu antlaşmaya dahil olmaları gerektiğini , Beşir’in üye ülkeler içerisinde konumunu güçlendirirken Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Beşir hakkında verdiği kararı da Afrika ülkelerinin sorgulamalarına neden olacaktır.

Fakat Adalet ve Eşitlik Hareketi arasında yapılan barış girişimi çok önemli olmasına rağmen sorunun çözümünde yeterli değildir. Çünkü Darfur’un diğer büyük isyancı grubu olan Sudan Özgürlük Hareketi lideri Abdulvahid Nur antlaşmayı tanımadıklarını açıkladı. Nur’un başında olduğu grup, Darfur’da birbirinden farklı 12 isyancı hareketi de kendi bünyesinde topluyor. İsrail, Fransa, ABD, Kenya ve Orta Afrika Cumhuriyeti bu gruba destek veriyor. Muhammed Nur’un İsrail’den Hartum’u vurabilecek füzeler aldığı konuşuluyor uluslararası kulislerde. Yine Sudan Halkı Kurtuluş Hareketi’nin silahlı kolunun Muhammed Nur’a destek verdiği, gerillaların güneyden Darfur’a kaydırıldığı biliniyor.

Antlaşmanın uygulanmasında en önemli problemlerden biri, Darfur’daki hükümet destekli Cancavid militanlarıdır. Darfur’un birçok şehrinde güvenlik, Cancevidler tarafından sağlanmakta ve gerek hükümet gerek isyancı gruplar için bir tehdit oluşturmaktaya devam etmektedirler. 2003’ten sonra bölgeye çok sayıda Arap kabillerinin gelmesi ve nüfus hareketliliğinde Arapların lehine önemli değişiklikler olması bir süre daha Cancevidlerin bölgede güç olarak kalmalarını kolaylaştıracaktır. Sorunu çözmekte karalı olduğu görülen, Cancevidlere karşı nasıl bir tutum içerisine gireceği şimdilik bilinmiyor. Fakat Cancevidlerin son yedi senede bölgede kazandıkları gücü kaybetmede isteksiz olacakları ve direnecekleri de kesin.

Darfur sorununun çözüme kavuşturulmasında küresel güçlerin etkisini de unutmamak gerekir. Çünkü Beşir’i sorunu çözmeye zorlayan Çin yönetimi ve Çad’ı uzlaşma zeminine iten Fransa’dır. Çin ve Fransa hükümetleri ABD’nin bölgedeki yayılmamacılığına karşı kuzey hattı oluşturuyorlar. Çin Afrika ülkeleriyle ilişkilerin yalnız ekonomik boyutuyla devam etmeyeceğini anlayarak siyasi ilişkilere de girmeye başladı. Sudan’a yapılan yaptırımların Çin tarafından veto edileceği Çin basınında ifade edildi. Çin Devlet Başkan Yardımcısı Beşir meselesini BM güvenlik kuruna götürebilecekleri yönde açıklamalar yaptı. Çin, Sudan’a verdiği bu desteğin karşılığını fazlasıyla alıyor. Kızıldeniz’den Senegal’e uzanacak demiryolu aşı Çinli şirketler tarafından yapılacak diğer Çad, Nijer, Mali ve Senegal ayağı ise Fransız şirketlerin iştiraki ile yapılacak. Fransa özellikle batı Afrika ülkelerindeki nüfuzunu kaybetmek istemediği için bu ülkelerde istikrarın devam etmesine yönelik bir dış politika izlemeye başladı. Son üç yılda Ndjamena’ya karşı isyancı Direnişçi Güçler Birliği’nin saldırılarından İdris Deby kıl payı kurtuldu. Bu örgüte destek veren ülkelerin başında da Sudan hükümeti gelmekteydi. Fransa, Çad petrolü üzerindeki yüzde 55’lik payı kaybetmemek adına İdris Deby’nin iktidarda kalmasına rıza gösteriyor. İdris Deby’nin iktidarda kalmasının tek yolu da şimdilik Hartum’dan geçiyor.

Bazı çevreler Ömer el Beşir’in bu barış açılımında samimi olmadığını seçim yatırımı yaptığını söylüyor. Beşir’in Darfur sorununu bir seçim malzemesi olarak kullanacağı doğru olmakla birlikte Beşir’in Sudan’ın geleceği için başka alternatifi de bulunmuyor. Beşir’le birlikte, muhalefetin en güçlü seslerinden ve Eşitlik ve Adalet Hareketinin en önemli destekçilerinden kabul edilen Hasan Turabi, sorunun artık Sudan’a yönelik topyekun bir plan olduğunu geçte olsa fark ettiler. Sudan’ın parçalanmaması için Sudan’ın siyasi aktörlerinin zorunlu bir işbirliği içerisinde olmaları gerekiyor. Bu işbirliği de öncelikle Darfur sorununun çözümünden geçiyor.

Beşir’in yaptığı Darfur açılımı ile Nisan’da yapılacak devlet başkanlığı seçimlerini belki yine Beşir kazanacak, Lakin Darfur sorununun çözülmesiyle bütün Sudan kazanacaktır. 
 




Etiketler

  Yorumlar
+ Yorum ekle
Henüz hiç yorum yapılmamış.